Yönetim Kurulu Başkanı'nın Mesajı

2020, ABD - Çin ticaret anlaşmasının ilk aşamasının tamamlanması ve merkez bankalarının parasal genişlemeye destek vermesi gibi gelişmelerin katkılarıyla küresel olarak olumlu bir görünümle başlamıştı. ABD’deki işsizlik oranı, 1970’lerden bu yana en düşük seviye olan yüzde 3,5’a gerilemiş; Avrupa bölgesinde büyümenin ivmelenmesinin bir işareti olarak, PMI verisi 2020 Ocak-Şubat aylarında, 2019 Aralık ayının yaklaşık 2 puan üzerinde gerçekleşmişti. Gelişmekte olan ülke ekonomilerinde de toparlanma sinyalleri dikkat çekmekteydi. Ancak Çin’de başlayıp dünyaya yayılan koronavirüs (Covid-19) salgınıyla birlikte küresel ekonomi ve sosyal yaşam derinden sarsılmıştır.

Salgının pandemiye dönüşmesi ile küresel tedarik zincirlerinin işleyişi bozulmuştur. Zorunlu tedbirler ve kapanmalar nedeniyle dünya genelinde ciddi ölçüde üretim kesintileri oluşurken, tüketimde daralmalar yaşanmış ve şirketlerin büyük çoğunluğu salgından etkilenmiştir. Aynı zamanda, finansal piyasalarda kırılganlık artmış; riskli veya salgından direkt etkilenen petrol gibi varlıkların fiyatları hızla düşerken, daha güvenli yatırım olarak görülen altın ve gümüş gibi emtiaların fiyatları artış göstermiştir. Salgın etkisinin yaz aylarında azalması ve tedbirlerin gevşetilmesiyle birlikte, küresel anlamda toparlanma yaşansa da yılın ilk yarısındaki kayıplar tam anlamıyla telafi edilememiştir. IMF’nin son tahminlerine göre dünya ekonomisinin 2020’de yüzde 3,5 daralması beklenmekteydi. Hizmet, turizm gibi istihdam yaratan sektörlerin pandemiden çok daha fazla etkilenmesi ve dijital dönüşümün hızlanmasıyla üretim süreçlerinde iş gücünün yerini otomasyonun alması gibi faktörlerle istihdam piyasasında bozulmalar yaşanacağı tahmin edilmektedir.

Pandeminin etkileri ülkemizde de ciddi biçimde hissedilmiştir. 2020’nin ilk çeyreğindeki yüzde 4,5 büyümeye karşılık, vaka sayısının artmasıyla birlikte yılın ikinci çeyreğinde yüzde 10,3 daralma yaşanmıştır. Alınan önlemler ve hayata geçirilen destek paketlerinin etkisiyle üçüncü ve dördüncü çeyrekte sırasıyla yüzde 6,3 ve yüzde 5,9 büyüme seviyesine ulaşılarak yıl sonunda yüzde 1,8’lik büyüme elde edilmiştir. Stabil bir makro görünüme her zamankinden daha fazla ihtiyaç olan günümüzde, son yıllarda düşük seyreden büyüme oranına ek, yüksek enflasyon ve finansal piyasalardaki kırılganlık, kısa-orta vadeli görünümü öngörülemez hale getirmektedir. Dolayısıyla öngörülebilirliği mümkün kılacak yapısal reformların, yatırım ortamında iyileşme sağlayacak adımların, makro göstergelerdeki volatiliteyi düşürecek önlemlerin ve sürdürülebilir kalkınma modellerinin hayata geçirilmesi oldukça önem arz etmektedir.

Salgın ile birlikte sosyal hayatın ve kökleşmiş alışkanlıkların da hızlı değişimine tanık olundu. Temelde uzun yıllar alacak olan değişimlere insanların haftalar içinde adapte olabildiği görüldü. Sosyal mesafe ve uzaktan çalışma hayatın bir parçası haline gelirken işlerin uzaktan da başarıyla yürütülebileceği anlaşıldı. Değişen koşullar ile yeni teknolojilere çabuk adapte olmanın ve belirsizliklerle başa çıkabilmenin önemi bir kez daha ortaya çıktı. Akkök grubu olarak bu süreci iyi yönettiğimize ve yeni dünya düzenine başarıyla uyum sağlamakta olduğumuza inanıyorum. Gelecek dönemde de fark yaratıp değer zincirimizi genişletecek yatırımlar ve teknolojiler ile dijitalleşme öncelikli gündem maddelerimizden olmaya devam edecek.

Akkök olarak, bu zor senede büyümemizi sürdürdük ve kombine ciromuzu 17 milyar TL’nin üzerine çıktı. Kimya, enerji ve gayrimenkul başta olmak üzere faaliyet gösterdiğimiz tüm sektörlerde, ülkemize ve paydaşlarımıza katma değer yaratabileceğimiz hedefler doğrultusunda adımlar atıyoruz. Yatırımlarımızı bu hedeflere uygun olarak gerçekleştirmeye devam ediyor, ülke ihracatına ya da yeni teknolojilere katkı sağlayacak şirket satın almaları ve birleşmeleri üzerinde çalışıyoruz. Hedeflerimizi gerçekleştirirken, bu zor dönemde dahi azami katkıda bulunan tüm iş ortaklarımıza ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum.

Saygılarımla,

Raif Ali Dinçkök

Yönetim Kurulu Başkanı