​​​​​


AliRaifDinckok.png

2015 yılında küresel ekonomik büyümenin ılımlı seyri, yıl genelinde volatilitesi yüksek bir şekilde seyreden dolar kuru, ABD’nin 10 yıl aradan sonra faiz artırması, ardarda gerçekleşen 2 genel seçim, terörle mücadele, Rusya ve Suriye ile olan ilişkilerimiz gözden geçirildiğinde, ülkemiz açısından çok önemli bir sınanma yılını geride bıraktığımızı görmekteyiz.

Dünya’ya baktığımızda ise 2015’te küresel görünümün belirsizliğini koruduğunu görüyoruz. Gelişmiş ülke ekonomilerinde gözlemlenen kademeli toparlanma ve gelişmekte olan ekonomilerin büyümesinin yavaşlaması, belirsizliğin korunmasının temel sebepleri olmuştur. Bunlara bağlı olarak da 2015 yılındaki küresel büyüme tahminlerin altında kalmış ve [%3] seviyelerinde gerçekleşmiştir. Önümüzdeki dönemde de ABD ve Avrupa’da işgücüne katılan nüfusun daralacağı beklentisiyle, ekonomik büyümenin yavaşlayacağı öngörülmektedir.

Bu yıl dikkat çeken ekonomik gelişmeler arasında Brent petrol varil fiyatındaki sert düşüş yer almaktadır. Yıl boyu gözlemlenen sert düşüş ile Brent petrolün varil fiyatı, bir yılda yaklaşık %35 değer kaybederek son 11 yılın en düşük seviyesine ulaşmıştır. Brent petrol fiyatlarını aşağı yönlü baskılayan sebepler arasında İran’a yönelik ekonomik ve finansal yaptırımların kaldırılması, Çin’in yavaşlayan ekonomik büyümesi, OPEC ülkeleri arasındaki gerginlik ve ABD petrol stoklarının rekor seviyelere ulaşması yer almaktadır.

Öte yandan ABD ekonomisi, 2015 yılını %2,4 büyüme ile beklentilere paralel olarak kapatmıştır. Aralık ayında gerçekleşen FED’in faiz artırımını ise 2015’e damgasını vuran son ekonomik gelişme olarak nitelendirebiliriz. Gösterge faiz oranının 0,25 puan artırılarak 0,25-0,50 bandına yükseltilmesiyle birlikte ABD, 2006 yılından beri ilk kez faiz artırımına gitmiştir.

Çin ekonomisine baktığımızda ise Çin’in 2015 yılında gösterdiği %6,9’luk büyüme ile son 25 yılın en yavaş ekonomik büyümesini yaşadığını görüyoruz. 2016 yılında Çin ekonomisinin para ve maliye politikalarıyla desteklenmesi beklenmektedir. Odak noktalarında ise sanayide kapasite fazlasının azaltılması, gayrimenkul stoklarının düşürülmesi ve finansal risklerin minimize edilmesinin olacağı öngörülmektedir.

Avrupa Bölgesi ise 2011 yılından beri %1,5’lik büyüme ile genel olarak ılımlı bir ilerleme kaydetmiştir. 2016 yılı içinde de Avrupa Bölgesi’nde benzer bir büyüme beklenmektedir. Bu beklentinin oluşmasında öncelikle büyüme getiren koşulların devam etmesi yer almaktadır. Bununla birlikte, düşük seyreden petrol fiyatlarının, beklentilerin altında gerçekleşen enflasyon artışının ve gelişen işgücü piyasası nedeniyle artan tüketimin de etkili olduğunu görüyoruz. Ilımlı gözüken bu atmosfere rağmen bölge ülkelerinin, farklı vergi ve harcama yaklaşımlarından ötürü hala bazı ekonomik problemlerle uğraştığını söyleyebiliriz. Bankaların sorunlu kredileri hala temizlenememiş ve hükümetler radikal adımlar atmaya başlamamıştır. Ayrıca son dönemlerde karşılaşılan mülteci sorunu da Avrupa Bölgesi’nin yüksek dozda siyasi gerilim yaşamasına sebep olmaktadır.

Tüm dünyada hem ekonomik, hem sosyal açıdan çalkantılı olduğu kadar belirsizlik içinde geçen 2015 yılında Türkiye ekonomisi, %4’lük oran ile beklentilerin üzerinde bir büyümeyle yılı kapamıştır. Büyümeye etki eden temel faktörler ise iç tüketimdeki ılımlı talep büyümesi, AB’ye ihracattaki iyileşme trendi ve net ihracatın pozitif katkısı olmuştur. En önemli ithalat kalemlerimizden olan petrol fiyatlarının düşük seyretmesi sonucu ise 2015 yılındaki kümülatif cari açık 32,192 milyar dolar olarak gerçekleşmiş, son 5 yılın en düşük seviyesine gerilemiştir. Sanayi üretimi de 2015 yılı Aralık ayında önceki yılın aynı ayına göre %4,5 oranında artarak beklentilerin üzerine çıkmıştır.

Gerek ülkemizde, gerekse dünyada gözlemlediğimiz bu ekonomik dalgalanmalara, belirsizliklere ve çeşitli olumsuzluklara rağmen, Akkök Holding olarak, bir yılı daha başarı ile tamamlamış bulunuyoruz. Gerçekleştirdiğimiz yatırımlar ve hayata geçirdiğimiz projelerimiz ile faaliyet gösterdiğimiz sektörlere değer katarak, verimli ve üretken bir yıl geçirdik. Holdingimiz için en önemli değerler olan ülke ekonomisine ve istihdama katkı, şeffaflık, sosyal sorumluluk, sürdürülebilirlik ve çevre bilinci gibi noktalardan ödün vermeden yolumuza devam ettik. Geride bıraktığımız yılda holding olarak yaptığımız 354 milyon dolar tutarındaki yatırımları 2016 yılında da sürdürmeyi hedefliyoruz.

Kimya, enerji ve gayrimenkul sektörlerinde sürdürülebilir büyümenin yanı sıra, toplumsal gelişmeyi de ön planda tutarak faaliyetlerini sürdüren Akkök Holding adına, bizimle bu yolda yürüyen özverili çalışanlarımıza, değerli yöneticilerimize ve bize güvenen tüm paydaşlarımıza teşekkür ederim.

 

Saygılarımla,

 

Ali Raif DİNÇKÖK

Yönetim Kurulu Başkanı​

​​​